Muhasebe-Haber Haberci


Kayıt: Nov 18, 2008 Mesajlar: 442 Cinsiyet: Nerden: World Tuttuğu Takım

|
Tarih: Çrş Tem 01, 2009 12:18 pm Mesaj konusu: Yargı kararlarında damga vergisi'nde mükellef |
|
|
Danıştay 7. Dairesi E.2002/2760 K.2005/2751 T.16.11.2005
Davacı Banka ile X Başkanlığı arasında toplu konut kredisi kullanmak amacıyla kredi sözleşmesi aktedildikten 2 gün sonra kredi sözleşmesinin son sayfasına ipotek tesis ve tescil işleminin yapıldığı; davacı Bankanın bu ipotek işlemi nedeniyle doğan damga vergisini beyan ederek, vergi dairesi alındısıyla ödediği; ancak aktedilen kredi sözleşmesi nedeniyle Damga Vergisi ödenmediğinden bahisle Damga Vergisi tarhiyatının yapıldığının anlaşıldığı olayda; aynı kağıttan anlaşılması gereken aynı imzalar üzerindeki metinde, aynı asıldan doğma, birden fazla akit ve işlemin bulunması olup, yoksa, işlem tamamlandıktan sonra, aynı kağıt üzerine ikinci bir işlem yapılmış olmasının işlemlerin aynı kağıtta toplandığı anlamına gelmeyecek olması, Medeni Kanun'da ipotek, gayrimenkul rehni olarak tanımlanmış olup; Damga Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı Tabloda da, rehin senetlerinin, nispi damga vergisine tabi tutulmuş olması, rehnin, rehin verenle üçüncü kişi ya da kişiler arasında mevcut bir borcun ödenmesini sağlamak amacıyla alacaklısı lehine verilen güvence olması ve Kanunda, damga vergisini rehinden bağımsız olarak doğuran asıl borca ilişkin kağıt yanında rehin senetlerinin de damga vergisine tabi tutulmuş olması karşısında, Kanun Koyucu'nun, rehin senetlerini, asıl borcu doğuran işleme bağlı ve bir asıldan doğma olarak görmediğinin açık olması sebepleriyle, aynı kağıt yaprağı üzerine, kredi sözleşmesi ile bu sözleşmeden doğan alacağı temin amacıyla, iki gün sonra yapılan ipotek işleminin, kredi sözleşmesinden ayrı olarak damga vergisine tabi tutulması zorunlu olduğundan, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık yoktur.
Danıştay 7. Dairesi E.2001/1152 K.2005/77 T.1.2.2005
Davacı şirket adına, yurtdışında iki nüsha imzalanan hizmet sözleşmesinin hükümlerinden Türkiye'de yararlanıldığı halde, Damga Vergisi yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Yurtdışında birden fazla nüsha olarak düzenlenen ve hükmünden Türkiye'de yararlanılan sözleşmelerin her bir nüshasının ayrı ayrı, aynı nispette vergiye tabi tutulması için sözleşme hükümlerinden Türkiye'de yararlanılması yeterli olup, sözleşme nüshalarının tamamının Türkiye'ye getirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle yurtdışında iki nüsha olarak düzenlenen ve taraflarından biri davacı şirket olan hizmet sözleşmesinin her iki nüshasının da ayrı ayrı, aynı nispette vergiye tabi tutulmasında ve söz konusu vergi ile buna bağlı cezanın tamamının müteselsil sorumlu sıfatıyla davacıdan istenilmesinde hukuka aykırılık yoktur.
Danıştay 9. Dairesi E.1996/725 K.1996/2001 T.29.5.1996
Olayda, yükümlü banka ile X Menkul Kıymetler AŞ ile yapılan menkul kıymet alımına ilişkin işlemler nedeniyle şirket tarafından imzalanan 3 adet taahhütnamenin, Damga Vergisi tahsil edilmeden işleme konulduğu ileri sürülerek yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davada, kağıtları imza edenler verginin mükellefi olduğundan damga vergisinin taahhütnameyi tek taraflı olarak imzalayan kişi ve kuruluşlardan istemesinin gerekmesi, bankalar ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile iştiraklerin, vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kağıtları usulen vergi ve cezası ödenmedikçe işleme koyamayacakları, vergi ve cezası ödenmeden bu kağıtları işleme koyan banka ve kuruluşlardan verginin mükellefinden alınacak miktarda ceza alınacağı hükme bağlandığından vergisi ödenmemiş kağıdı işleme koyan bankadan yalnızca ceza istenebileceği sebepleriyle, davayı kısmen kabul ederek vergi aslını terkin eden cezayı ise onayan yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık yoktur.
Veysi SEVİĞ - Bumin DOĞRUSÖZ
Referans Gazetesi |
|